Siyah Kahvede ki yazılarına aşina olduğum Türk Burkowski olarak anılan ama ona benzetilmekten kimi zaman haz alan kimi zaman onada çakrım diyen Kadir Çakanın yazılarından en çok hoşuma giden yazısını sizlerle paylaşmak isterim ..
Sıradan İnsanlar , 31 ve Ben
Belki de ONLAR haklıydı; ben baÅŸarısızdım. İşe yaramaz, beÅŸ para etmezdim… Hiç bir konuda baÅŸarılı deÄŸildim. Elimi attığım her ÅŸeyin içine sıçıyordum. Tutarsızdım. Belirgin hiç bir yeteneÄŸim yoktu. Tek yaptığım ÅŸarap içip kusmaktı. Hiç kimse beni tanımıyordu. Ben hiç kimseyi sevmiyordum. Bu dünyada fazlalıktım. Sadece üzerine ÅŸarap dökülmüş kabız bir boktum. Herkese, her ÅŸeye yabancıydım, toplum denilen ÅŸeyden ölesiye korkuyordum… SarhoÅŸ olmadığım zamanlarda insanlarla konuÅŸamıyordum bile… Kullanılmış prezervatif kadar bile saygınlığım yoktu… Ya da en fazla o kadar… Ben tanrıların osuruÄŸuydum… Hiç bir ÅŸeydim, hiç kimseydim. Tıkanmış bir tuvalettim. Toksik atıktım. Kalıcı bir ergenlik depresyonuydum… Patlayacak kadar bile cesareti olmayan uyuz bir sivilceydim…
Ben ortalama bir insan bile deÄŸildim… İşin kolayına kaçıp ONLAR’dan üstün olduÄŸumu, çağın ilerisinde yaÅŸadığımı ve beni kimsenin anlamadığını bile savunamıyordum kendime karşı… Ortalama insanlara hayrandım… Onlar bile bazı ÅŸeyleri baÅŸarabilirlerdi. En azından aynı ÅŸeyi sürekli olarak yapabilme becerisine sahiptiler. Ben en basit ÅŸeyi bile ikiden fazla tekrar edemiyordum. BecerebildiÄŸim tek ÅŸey aÄŸzımla bira açabilmekti… Leo Busgalia ya da İclal Aydın’ın dediÄŸi gibi hayata tutunup “bir yerlerden baÅŸlamak” yerine, toplumun yüzde 90?ının yaptığı gibi bir ÅŸeyleri yapamasa da yapmaya çalışmak, baÅŸta kendimi, herkesi kandırmaya çalışarak bir ömür geçirmek yerine mutlak bir angutluÄŸu benimsemiÅŸ durumdaydım… iÅŸin aslı pek de ÅŸikayetçi deÄŸildim…
Belki bu da bir yetenekti: Hiç bir ÅŸey yapmamak… Herkesin kolay kolay becerebileceÄŸi bir iÅŸ deÄŸildi bu. Belki de böyle olmalıydım. Böyle olmam gerekiyordu. Belki bu zamanlar bir bekleme odası duvarıydı benim için. Belki 40 yaşıma geldiÄŸimde bana bir görev verilecekti, vahiyler inecek, kutsal bir görevle onurlandırılacaktım. İnsanlığın kurtarıcısı olacaktım. Ama maalesef tanrılardan ümidimi keseli yıllar olmuÅŸtu. Bana istediÄŸim hiç bir ÅŸeyi vermemiÅŸlerdi. Nitekim çok basit ÅŸeylerdi hepsi; vitesli bir bisiklet, her gün bir kola içmeye yetecek para ve psikoloji öğretmenimle seviÅŸmek… Bir tanrıya ihtiyacım yoktu. En azından istediÄŸim hiç bir ÅŸeyi vermeyen bir tanrıya… Yine de bekliyordum.
Elimden gelse evden dışarı hiç çıkmazdım. İnsanların arasına karışmaktan korkuyordum. Onlardan biri olmaktan deÄŸil onların arasına karışmaktan korkuyordum aslında. Sıradan insanlar iyi insanlardı. Çarkları onlar döndürüyordu. AkÅŸama kadar çalıştıktan sonra eve gelip televizyon seyrediyor ve çirkin karılarıyla seviÅŸiyorlardı. Hatta onları kıskanırdım. Mutlu olmasalar bile kendilerini neyin mutlu edeceÄŸini biliyorlardı; daha düşük çalışma saati, daha iyi bir maaÅŸ, daha güzel bir kadın(ya da erkek)…
İhtiyacım olanın ne olduÄŸunu bilmiyordum. Para beni mutlu edemezdi, en azından uzun bir süre. Kadınlarsa daha kısa süre. İçki içmek de beni mutlu etmiyordu, edemezdi de zaten, sadece görünmez yapıyordu beni ve her ÅŸeyi. zamanın memelerini sıkıştırıyordu bir süreliÄŸine, benim ve zamanın dikkatini dağıtıyordu. Dali’nin eriyen saatleri gibi eriyip içime akıyordu içki ve delilik.
Mutlu olmakla mutlu olduÄŸunu düşünmek aynı ÅŸey deÄŸildir, en azından ayıkken.Yalnız ve saÄŸlıklı her genç insanın mutlu olmak için yapacağı pek fazla ÅŸeyi yoktur. 31 hariç… SarhoÅŸluk avuntularımın en eÄŸlencelisi tabii ki mastürbasyondu. 31 çekmek benim kadınlardan aldığım intikamdı ve 31 hayata edilmiÅŸ bir küfürdür. DoÄŸaya, kadınlara, aÅŸka, sekse atılmış bir tokattır. Adem’in Havva’ya attığı kazıktır. Tutunacak dalı kalmamışların hayat dopingi, intihar sibobudur. Bir erkeÄŸe aslında hiç bir ÅŸeye ihtiyacı olmadığını, istese tek başına dünyayı ele geçirebileceÄŸini kanıtlayan, kendine güvenini arttıran baÅŸlı başına bir anarÅŸist manifestodur.
Belki aslında o kadar da yeteneksiz deÄŸildim. En azından bir konuda tutarlı ve güçlüydüm. Benim de iyi yaptığım bir ÅŸey vardı: Bir oturuÅŸta beÅŸ posta 31 çekebiliyordum. Bu bir çok cumhurbaÅŸkanının yapamayacağı bir ÅŸeydi. Bu tanrıların bana bahÅŸettikleri tek lütuftu. Otuz bir ibadetti, aÅŸktı, seksti, her ÅŸeydi…
Bu da benim yeteneÄŸimdi. Evet! Ben dünyanın 31 tanrısıydım…
Kadir Çakan / Siyah Kahve
No related posts.



27 YAÅžINDAYIM ÇOK YAKIÅžIKLIYIM TANIÅžMAK İSTEYEN BAYANLAR BEN İSTANBULDANIM EKLEYİN BULUÅžALIM KONUÅžALIM…. mavisdelikanli@hotmail.com ÄŸoı
fatih_mz@hotmail.com bayanlar eklesin
Bu ne abiya 31 sayısını bu kadar baş tacı yapabilen kaç kişi var . Yazı tamamen bel altı ama oldukça iyi yinede yazanın kalemine sağlık..
vayy Kadir Çakan oldukça güzel yazmış sitesinide ziyaret ettim dahada güzel yazıları var
Ah be abi o kadarda deği 31 bir insan için bu kadar mı vazgeçilmez olur. Yok yok et ete değecek derim ben . Kadın yoksa zevk yok anlıyacağınız.